Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat

NAFAKAYI AZ BULDU, TEMYİZDE HEPSİNDEN OLDU!!! - 20/10/2012

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası reddedildikten sonra 3 yıl ayrı yaşadığı kocasının açtığı ikinci davada boşanan kadına tazminat ödenmesine ilişkin yerel mahkeme kararını bozdu.

I...'da 2006 yılında evli bir çift, boşanma talebiyle ayrı ayrı dava açtı. Yerel mahkeme tarafından birleştirilen dava, reddedildi. Çift, mahkemenin boşanmayı reddetmesine rağmen ayrı yaşayama başladı.

Aradan geçen üç yılın ardından koca, yeniden boşanma davası açtı. I... Aile Mahkemesi, bu ikinci davada, çifti boşayarak kocanın, kadına nafaka ödemesine hükmetti. Kadın, boşanma ve nafaka miktarı yönünden, koca da kusura ilişkin gerekçe, tazminat ve nafaka yönünden kararı temyize gitti.

Temyiz itirazlarını görüşen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kadına tazminat ödenmesine ilişkin kararını bozdu, boşanma kararını ise onadı.

Dairenin bozma kararında, Türk Medeni Kanunu'nun evlilik birliğinin sarsılması hükmünü düzenleyen 166. maddesi uyarınca daha önce eşlerden biri tarafından açılmış ve retle sonuçlanıp kesinleşmiş bir boşanma davasının mevcudiyeti ile kesinleşme tarihinden itibaren en az 3 yıl süreyle evlilik birliğinin yeniden kurulamamasının boşanma için gerekli ve yeterli olduğu belirtildi.

Fiili ayrılık nedenine dayalı bu boşanma davasında, boşanma kararı için kusur aranması gerekmediği ifade edilen kararda, kusurun nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde bir unsur olarak araştırılması gerektiği kaydedildi.

Kararda, "Tarafların retle sonuçlanan önceki boşanma davalarında, taraflara yüklenebilecek bir kusurlu davranışın varlığı iddia ve kanıtlanmamıştır. Davanın dayanağı olan önceki boşanma davasında her iki tarafın davası da mevcut olup, her ikisi de reddedilmiştir. Bu nedenle boşanma sebebi yaratma bakımından da taraflardan sadece birisine kusur yüklenemez. Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesine dayalı bu davada, taraflara bir kusur yükleme imkanı yoktur ve boşanmaya yasal koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle karar verilmiştir. Maddi ve manevi tazminatlar ise kusurlu olan taraftan istenebilir. Bu davada davacı kocaya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir." denildi.

Habere konu olan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi' nin 26.04.2012 Tarih 2011/13318 Esas 2012/10996 Karar sayılı içtihadının, mevzuat ve içtihat programımızda mevcut olduğunu belirtmek isteriz.