Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat

YARGITAY, EVLAT EDİNEN AİLEDEN ÇOCUĞUNU GERİ ALMASINDA SON KARARI VERDİ!!! - 19/10/2012

2003 yılında bebeğini bir apartman boşluğuna bırakan kadın, altı yıl sonra onu evlat edinen aileden geri almak için dava açtı. Yerel mahkeme çocuğun evlat edinen ailede kalmasına karar verdi. Ancak Yargıtay kararı bozup, 'Biyolojik anneye verilsin' dedi.

Yerel mahkemedeki hakim diretince son sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi: "Çocuk, doğuran annede değil, emek verip büyüten annede kalacak..."

Evlilik dışı ilişkiden hamile kalan ve 2003 yılında İstanbul 'da arkadaşının evinde doğum yapan N... Ç.., ailesine bu durumu açıklamaktan korktu.

Doğumdan iki gün sonra, kundağına iliştirdiği 'Ne olur ona iyi bakın " notuyla birlikte bebeğini bir apartman boşluğuna bıraktı. Daha sonra polisi arayan genç kadın, bebeğini bıraktığı yeri ihbar etti.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na teslim edilen bebeğe, G... Ç... ismi verildi. Minik bebek, N.. ve A... Ö... çifti tarafından 2004'te evlatlık alındı. Aile çocuğu kendi öz evlatları gibi sahiplenip büyüttü. Ancak 2009 yılında ortaya çıkan biyolojik anne, çocuğunun kendisine verilmesi için İ... 2. Aile Mahkemesi'nde "velayet" davası açtı.

Evlilik dışı hamile kaldığı için durumu ailesine söyleyemediğini öne süren N... Ç.., dava dilekçesinde şu iddialarda bulundu:

"Kilolu olduğum için karnımı, ailem ve çevremden sakladım. Hamileliğimin 7'nci ayına kadar evimde kaldım. Ancak iyice zorlanınca arkadaşımın yanına gittim. Doğumu da arkadaşımın evinde gerçekleştirdim. Onu bıraktıktan sonra bir hafta tek başıma kaldım. Ama oğlumu çok özledim. Psikolojim bozuldu. Kendime gelir gelmez oğlumu aramak için yollara düştüm. Bana, 'Bunun senin çocuğun olduğuna nereden inanalım? Savcılığa başvur' dediler. Ben de mahkemeye başvurdum. Ancak o sırada oğlum koruyucu aile adı altında bir aileye verilmiş. Bir süre önce evlendim, eşime başımdan geçenleri anlattım. Zaten çocuğumuz olmuyor. Eşim çocuğumu almam için destek verdi. Bir daha anne olamayacağım. Çocuğuma iyi koşullarla bakabilecek durumdayım. Oğlumun bana verilmesini istiyorum."

Adli Tıp 'a sevkedilen N... Ç.'nin dava konusu çocuk G... Ç....'nin biyolojik annesi olduğu, yapılan tahliller sonucunda kesinleşti.

Mahkeme tarafından görevlendirilen pedagoglar, raporlarında, küçüğün kendisine evlatlık olarak alan anne N... ve eşi ile birlikte kalmasında bir engel görülmediği yönünde rapor hazırladı.

Bu süreçte biyolojik anne N... Ç.. ise "bebek terki" suçunu işlediği gerekçesiyle hapisle cezalandırıldı. Ancak N... Ç.. 'nin cezası paraya çevrilerek ertelendi. Velayet davasına bakan İ... 2. Aile Mahkemesi, küçüğün neredeyse doğduğu tarihten itibaren davacılar ile aile halinde yaşantısını sürdürdüğüne dikkat çekerek, çocuğun Ö.... çiftinde kalmasına hükmetti.

N... Ç...'nin temyiz talebini kabul eden Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise "Davalının küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediği söylenemez. Evlat edinmede asıl olan anne babanın rızasının aranmasıdır " dedi.

2. Daire, Ç...'in evlat edinilmesinde davalı annenin rızasının bulunması gerektiğine hükmederek, kararı oy çokluğu ile bozdu. Ancak İ... 2. Aile Mahkemesi, Yargıtay 'ın bozma kararına direndi.

Yerel mahkeme, biyolojik annenin doğum yaptığında 34 yaşında olduğu ve daha önce bir evlilik geçirdiğine dikkat çekerek, çok çarpıcı bir gerekçe yazdı:

"Başından evlilik geçmiş bir bayanın gebeliğinin 7. ayına kadar hamileliğini fark etmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Çocuğun kişiliğinin temelleri ilk 5-6 yıl içinde atıldığı için sağlıklı bir kişilik oluşturabilmesi için bu yıllar içindeki gelişim dönemlerini sağlıklı geçirmesi gerekir.

Küçük çocuğun biyolojik anneye verilmesi durumunda üvey baba yanında yaşayacak olması da çocuk açısından kabul edilebilir bir durum değildir.

Anne olmak sadece çocuğu doğurmak değil, onu büyütmek, sevmek ve emek vermek gerektirir. Sevginin karşılığının emek olduğu düşüncesi değerlendirildiğinde, davacı annenin emeğinin biyolojik anneden daha üstün olduğudur." Yerel mahkeme, çocuğun biyolojik annede değil emek veren annede kalması kararında direndi.

N... Ç... yine temyize gitti. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla aldığı kararında, yerel mahkemenin kararını bu kez onadı.

Habere konu olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2012 Tarih 2012/2-302 Esas 2012/287 Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.09.2011 Tarih 2011/2-431 Esas 2011/553 Karar ve de 2. Hukuk Dairesi' nin 01.03.2010 Tarih 2009/12895 Esas 2010/3777 Karar sayılı içtihadının, mevzuat ve içtihat programımızda mevcut olduğunu belirtmek isteriz.