Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat

YARGITAY: DAVACI EŞİYLE İLİŞKİ YAŞAYAN KADINA KARŞI KİŞİLİK HAKLARINA ZARAR VERDİĞİ GEREKÇESİYLE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇABİLİR! - 06/10/2010

İzmir`de bir kadın, dört yıl önce intihar eden eşiyle ilişkiye girip çocuk aldıran kadına karşı, kişilik haklarına zarar verdiği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasını kazandı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun, evli erkeklerle ilişki yaşayan kadınların tazminat ödemesine karar vermesi, mağdur olan evli kadınlara tazminat alma yolunu açtı.

 

A.S., dört yıl önce canına kıyan eşi pilot binbaşı M.S. ile ilişkiye giren T.A.`ya karşı tazminat davası açtı. 10 bin liralık manevi tazminat talebiyle açılan davayı, yerel mahkeme reddetti. Temyize başvuran A.S.`nin talebini yerinde gören Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise T.A.`nın, evli olduğunu bilmesine rağmen davacının eşiyle duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğini, bu sebeple tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Tekrar görülen davada yerel mahkeme yine ret kararı verdi. Bunun üzerine A.S., davayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`na taşıdı. Genel Kurul da evli erkeklerle bu tür ilişki yaşayan kadınların tazminat ödemesine karar vererek davaya son noktayı koydu.

 

A.S., dört sene önce mahkemeye verdiği dava dilekçesinde, 1990 yılında evlendiği eşi pilot binbaşı M.S. ile mutlu bir şekilde 10 yıl yaşadığını, bunun eşinin 2000 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı`na bağlı İzmir`deki Kara Havacılık Alayı`na atanmasıyla bozulduğunu belirtti. Eşinin İzmir`de göreve başladıktan sonra internette bir sohbet grubu oluşturduğunu, burada davalı T.A. ile tanıştıklarını aktardı.

 

T.A.`nın avukatıysa mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde, müvekkilinin olayda bir suçu olmadığını belirtip davanın reddini talep etti. Avukat, ``Müvekkilim, ölüm olayının ardından çocuğunun babasız büyümesini istemediği için kürtajla bebeği aldırmıştır. M.S.`nin annesi de ifadelerinde, oğlunun müvekkilimle mutlu olduğunu, doğacak çocuğun ismini bile koyduklarını söylemiştir. Bu nedenle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilsin.`` dedi.

 

Davaya bakan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi, A.S.`nin eşinin davalıyla duygusal ve cinsel ilişki kurarak zaman zaman biraraya geldiğini, davacının manevi zarara uğramasının, davalının eylemiyle bir ilgisi olmadığını, bir zarar söz konusuysa bunun evlilik birliğine aykırı davranan kocası tarafından verildiğini belirtip tazminat talebinin yerinde olmadığına, bu sebeple davanın reddine karar verdi. Bunun üzerine A.S.`nin avukatı, temyiz için Yargıtay`a başvurdu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalı T.A.`nın olayda kusurlu olduğunu, bu sebeple davacının zarara uğradığını kaydederek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yeniden görülen davada yerel mahkeme kararında direndi. A.S.`nin avukatı, bu defa dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`na götürdü. Kurul da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi`nin verdiği kararın doğru olduğunu belirtip, bu yönde davayı onayarak son noktayı koydu. Ardından tekrar görülen davada, yerel mahkeme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun kararına uyma zorunluluğu olduğundan uyulmasını kararlaştırdı. Hakim, T.A.`nın A.S.`ye 5 bin lira maddi tazminat ödemesine karar verdi. Kanuni faiziyle T.A., A.S.`ye 7 bin lira tazminat ödeyecek.

 

Habere konu olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 24.03.2010 Tarih 2010/4-129 Esas 2010/173 Karar sayılı içtihatının programımızda mevcut olduğunu belirtmek isteriz