Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat Sinerji Hukuk Yazılımları Mevzuat & İçtihat

YARGITAY: KIZLIK ZARI BOZMA DURUMUNDA HUKUK DAVALARINDA TAZMİNATA HÜKMEDİLEBİLİR! - 20/08/2009

Yargıtay, emsal bir karara imza attı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ceza yasasında suç olmaktan çıkarılan kızlık zarı bozma durumuna, hukuk davalarında tazminata hükmedilmesini karara bağladı. Tekirdağ`ın Çerkezköy ilçesinde yaşayan F.G., nişanlısının evlenme vaadiyle kızlık zarını bozduğu iddiasıyla hem ceza hem de manevi tazminat isteğiyle dava açtı. Ceza Yasası`nda yapılan değişiklikle `Kızlık Zarı Bozma Fiili` suç olmaktan çıkarıldığı için ceza davasına ilişkin takipsizlik kararı verilirken, kızın kendisi için 30 bin TL, annesi için istediği 10 bin TL manevi tazminat talebi son olarak Yargıtay`da incelendi ve emsal bir karara bağlandı. Nişanlısıyla düğün hazırlıklarının yapıldığı süreçte beraber olduğu anlaşılan genç kızın, hemen ardından terk edilmesi ailesinde ve kendisinde büyük bir manevi yıkıma neden olduğu belirtilen dava dilekçesinde, bu zararın karşılanması amacıyla davalı O.B`den açılan tazminat davası Çerkezköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi`nde değerlendirildi. Mahkeme talebi uygun görerek genç kıza ve annesine `Bu durumdan fazlasıyla üzüntü duydukları, toplumun ahlak anlayışı nedeniyle küçük düştüklerini belirterek` ayrı ayrı tazminat ödenmesini kabul etti. Ancak davalının itirazı üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi`nde görülen dosya, `Kızlık zarının bozulması suç olmaktan çıkarıldığı için` bozuldu. Yerel mahkemenin karara direnmesi üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nda görüşülmesi kararlaştırıldı. Kurul ise bir ilke imza atarak, kızlık zarı bozan şahsın hem nişanlısına, hemde annesine tazminat ödemesine karar verdi. Kurulun emsal olarak değerlendirilecek kararında, şu ilginç tespitlerde bulundu: `Toplumun geleneksel yapısı ve tarafların yaşadıkları sosyal çevre gözetildiğinde evlenecekleri inancına kapılan davacının, taraflar arasında meydana gelen yakınlaşma sonucunda cinsel ilişkiye girerek kızlığının bozulması olgusunun toplumda açığa çıkması halinde gelecekte onun yeni bir evliliğe adım atarken, kendine olan güvenini sarsacağı, belki evleneceği insan veya çevresindekiler tarafından aleyhinde kullanılacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Davalının gerek fiziksel, gerekse ruhsal anlamda zarara uğrattığı ve bundan elem ve üzüntü duyduğunu kabulü gerekir.` Mahkemenin verdiği karara uyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Temmuz 2009 da yaptığı toplantıda, oy çokluğu ile verdiği karar sonucunda F.G.`ye 10 bin TL, annesine ise 5 bin TL manevi tazminat ödenmesi karara bağlandı